KUR’ÂN-I KERÎM’DEN…
SORUMLULUĞUMUZ GÜCÜMÜZÜN YETTİĞİ KADARDIR…
“Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı (geçimi) dar olan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah, hiç kimseyi ona verdiğinden başkasıyla sorumlu tutmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık verecektir.” (Talak Sûresi 65/7)
“Allah kimseye (ibadet ve itaatte) gücünün yettiğinin üstünde sorumluluk yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, yaptığı kötülükler de kendi zararınadır.” (Bakara Sûresi 2/286)
SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ’DEN…
SORUMLULUK ALANI DEĞİŞİR, SORUMLULUK DEĞİŞMEZ…
İbn Ömer (Allah ondan ve babasından razı olsun) Rasûlullah (s.a.v.)’ı şöyle buyururken dinledim, dedi:
“Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Hizmetkâr efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden sorumludur. Netice itibarıyla hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.”
SORUMLULUK NEDİR?
Kişinin birey olarak var olduğunun bilincinde olması, bu doğrultuda yaşının ve kişisel özelliklerinin gerektirdiği şekilde üzerine düşen görevleri yerine getirmesi, kendi davranışının sonuçlarına sahip çıkabilmesidir.
Sağlıklı bir sosyal yaşamın devamı için, bireyin, toplumun diğer üyeleriyle, onların haklarını da gözeterek uyum içerisinde yaşayabilmesidir. Bu bağlamda ele aldığımızda sorumluluk, sağlıklı gelişimi bireyden topluma yayılan, aksi durumda da önce bireyi, beraberinde de toplumu olumsuz yönde etkileyen önemli bir yapı taşıdır.
Anne-babalar olarak “nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz?” diye sorulduğunda, idealimizdeki çocuğu “Mutlu, başarılı, çevresiyle uyumlu, öz güveni yüksek, yetenekleri doğrultusunda başarıyı yakalayabilen” değerleriyle tanımlarız. Bu değerler çocuğun yetişmesinde mutlu bir hayatın anahtarlarıdır. Ebeveynlerin ideal insan tanımına yakın kişiler yetiştirebilmeleri için çocuklarına küçük yaşlarda kazandırmaları gereken değerlerden birisi de sorumluluk bilincidir.
|
SORUMLULUK BİLİNCİNİN GELİŞİMİ
İlk adım ne olmalı?
Çocuklar dünyaya geldikleri andan itibaren çevrelerindeki bireylerin yaklaşımları paralelinde davranış kalıpları geliştirirler. Doğuştan gelen fıtri özellikler, büyük ölçüde, iletişim halinde olunan kişilerin karakter ve davranış özellikleriyle beslenir. Bu nedenle diğer tüm değerlerin kazandırılmasında olduğu gibi sorumluluk duygusunun yerleşmesinde de çocuklara ideal birer sorumluluk modeli olmak gereklidir. Çünkü çocuklar her şeyden önce görerek, model alarak öğrenirler.
Çocuklarımıza sorumluluk anlamında iyi birer model olduğumuza inandıktan sonra, onların bağımsızlık ve sorumluluk duygularını hissedebilmelerini sağlayacak fırsatlar sunmalıyız. Sorumluluğu öğrenmek de tıpkı diğer becerileri öğrenmek gibidir. Çocuk ne kadar çok denerse bu konuda o kadar çok başarılı olur. Çocuğun kendi kendini yöneten, yüksek benlik saygısına sahip bir birey olarak gelişmesi, büyük ölçüde ona sağlanan fırsatlara ve ebeveyn yaklaşımına bağlıdır.
Çocuklar doğuştan sorumluluk sahibi bireyler olarak dünyaya gelmezler. Çocuğa kazandırılan pek çok davranış gibi sorumluluk duygusu da bebeklik ve çocukluk döneminden itibaren öğretilir. Sorumluluğun kazandırılmasında aşağıdaki kriterler önemli rol oynar.
- Aile içi sınırlar
- Sınırların belirlediği sorumluluklar
- Kararlı ve tutarlı yaklaşımlar
- Kişiye ve duruma özel esneklik payı
Sorumluluk nasıl kazandırılabilir?
Sorumluluk bilinci erken çocukluk dönemlerinden başlayarak çocuğun yaşına, cinsiyetine ve gelişim düzeyine uygun görevler vermekle başlar. Döke saça da olsa çocuğun çorbasını kendi başına içmesine, elbiselerini giymesine fırsat vermek, oyuncaklarını toplamasını beklemek, yaşına ve cinsiyetine göre sofra hazırlığı veya araba temizliği gibi konularda onun yardımını beklemek, "sorumluluk" konusunda çocuğu cesaretlendirici ve destekleyici bir ortam sağlayacaktır. Bu yaklaşım çocuğun kendine güvenini de pekiştirecektir.
Ancak tam tersine çocuğa koruyucu bir şekilde yaklaşmak, kendi kendine yeten, bağımsız bir kişilik geliştirmesini engelleyerek ona yarar yerine zarar verecektir. Böyle bir durumda benlik saygısı da düşecektir.
Sorumluluk sahibi çocuklar nasıl davranışlar gösterirler?
- Görevlerini kendi başına yapmayı tercih eder.
- Yapmış olduğu hatalardan, kendini sorumlu tutar, başkalarını suçlama eğiliminde olmaz.
- Hak etmediği şeylere sahip olmak istemez.
- Başkalarının haklarına, duygu ve düşüncelerine karşı saygılıdır.
- Mutlu, uyumlu, çalışkan ve başarılıdır.
Sorumsuz çocuklar ne tür davranışlar gösterirler?
- Üzerine düşen görevlerin farkında değildirler ve farkında oldukları zaman da yapmak istemezler.
- Kendine ait işleri anne-babasından ya da başkalarından beklerler.
- Sürekli başkalarına yük olurlar. Hata yaptıklarında hep başkalarını suçlama meyli vardır.
- Başkalarının hak, duygu, düşünce ve davranışlarına karşı saygısızdırlar.
- Kendi görevlerini yerine getirmediği gibi, başkalarına karşı olan görev ve sözlerini de yerine getirmezler.
- Bu tür çocuklar uyumsuz, tembel, bencil, istenmeyen kişiler olurlar.
SORUMLULUK VE ANNE-BABA TUTUMLARI
Aşırı Koruyucu ve Müdahaleci Anne-Baba Tutumu
Koruma-kollama normal bir annelik ve babalık davranışıdır. Ancak koruma davranışının çocuğun kendisinin gerçekleştirmesi gereken faaliyetleri engelleyecek şekilde yaygınlaştırılmaması gerekir. Bu tür anne-babalar çocuğun becerikli, çalışkan, başarılı ve anne-babasına bağlı olmasını ister.
Bu aşırı koruyucu ve müdahaleci davranış bebekliğin başlarından itibaren ileri yaşlara kadar devam edebilir. Bu şekilde yetiştirilen çocuklar sürekli olarak bir yetişkinin koruma ve kollamasına ihtiyaç duyan, özgüvenleri zayıf, pasif, sorumluluk almaktan çekinen, kendi görevlerini başkalarının yapmasını bekleyen, zayıf-silik kişilikler sergileyen bireyler olabilirler.
Aşırı Otoriter ve Baskıcı Anne-Baba Tutumu
Bu yaklaşımda ebeveyn çocuğa karşı aşırı baskı gösterir. Çocuk için anne-babaya itaat esastır. Otoriter ebeveyn, çocuğun davranışlarını değerlendirmeye, kontrol etmeye ve şekil vermeye çalışır.
Eşitlikçi ve Demokratik Anne-Baba Tutumu
Bu tutumu gösteren ebeveyn çocuğuna birey olarak saygı gösterir, onun gelişimine özgü davranışlar göstereceğini bilir ve gelişim basamaklarını izler, onlara uygun olarak davranır. Her çocuğun kendine özgü, biricik ve tek olduğunu kabul eder, onun aile içinde özgür bir şekilde gelişmesine, yeteneklerini en üst düzeyde açığa çıkarıp kullanmasına izin verir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamanın yanında ona "sevgi" gösterir.
İki ve Üç Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar:
Bu dönemde yapılan işin niteliğinden çok yapılıp yapılmadığı önemlidir. Çocuk bardakları masaya dizebilir, fakat siz sonradan düzenlemek zorunda kalabilirsiniz. “Ne de olsa düzgün yapamıyor, en iyisi ben yapayım.” Düşüncesi her zaman sorumsuz bir çocuk ortaya çıkarır.
- Oyun oynadıktan sonra, oyuncakları düzenli bir şekilde bırakmak,
- Kitap ve dergileri gerekli yerlere koymak,
- Peçete, tabak vb. eşyaları sofraya koymak,
- Bir şeyler yedikten veya dışarıdan geldikten sonra ellerini yıkamak,
- Kendisiyle ilgili, oyuncak seçimi, dışarıda yemek yerken yemek seçimi gibi bazı durumlarda karar vermek,
- Yardımla giyinmek ve soyunmak.
Dört Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar:
Bu dönemde yapılan işin niteliğiyle birlikte nasıl yapıldığı önem kazanmaya başlar. Takdir ve memnuniyet ifadeleriyle birlikte yapılan işin en güzel nasıl yapılabileceğine dair ipuçları vermek gerekir.
- Sofranın hazırlanmasına yardım etmek,
- Oyun oynadıktan sonra oyuncaklarını toplamak,
- Toz alma gibi basit ev işlerinde yardımcı olmak,
- Dişlerini fırçalamak,
- Kirli elbiselerini uygun yere koymak,
- Alışveriş sırasında malzemelerin raflardan alınmasına yardımcı olmak,
- Alışveriş dönüşü malzemelerin yerleştirilmesine yardımcı olmak,
Beş Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar
- Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlamak,
- Yatağını ve pijamalarını düzenli bırakmak,
- Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçmek ve kendi başına giyinmek,
- Kirli giyeceklerini sepete atmak,
- Telefona gerektiği şekilde cevap vermek,
- Ayakkabılarını bağlamayı öğrenmek,
- Kendi kendine hazırlanmak (saçını tarama).
Altı Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar
- Havaya, özel olay ve günlere göre giyeceklerini seçmek,
- Çiçekleri sulamak,
- Basit yiyeceklerin hazırlanmasına yardımcı olmak,
- Yardımla banyo yapmaya başlamak,
- Ders araç ve gereçlerini düzenli bir şekilde bırakmak.
Yedi Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar
- Balkon, kapının önünü süpürmek veya yıkamak,
- Evdeki hayvanları beslemek, temizlik ve bakımlarını sağlamak,
- Alışveriş malzemelerini arabadan eve taşımak, yerlerine yerleştirmek,
- Sabahları çalar saatle kendi başına kalkmak,
- Harçlıklarını bağımsızca idare etmek,
- Kendi giysi alışverişinde anne babalara yardımcı olmak,
- Derslerini yardımla yapmak.
Sekiz ve Dokuz Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar
- Peçeteleri katlayıp masayı tam olarak hazırlamak,
- Yardım almadan banyo yapabilmek,
- Çekmece ve dolaplarını temiz ve düzenli tutmak,
- Kimse söylemeden okul giysilerini değiştirmek,
- Kimse söylemeden derslerini düzenli olarak yapmak,
- Basit bazı tarifleri yemek tariflerini okuyup, yemek yapımında yardımcı olmak,
- Kardeşleri varsa onlarla ilgilenmek (yemek yemesine, giyinmesine yardım etmek vb.),
- Yakın mesafelere, bakkal, komşu vb. giderek gerekli şeyleri almak.
On Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar
- Kendi yatak çarşaflarını değiştirmek,
- Çamaşır makinesini çalıştırmak,
- Yardım almadan bulaşık makinesini yerleştirmek ve çalıştırmak,
- Kendi başına listelenmiş malzemeleri bakkal, çarşıdan almak,
- Basit yaralanmalarla başa çıkmak,
- Kimse söylemeden belirli görevleri yerine getirmek,
- Para biriktirip uzun vadede almak istediklerini planlamak.
On Bir ve On İki Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar
- Evde tek başına kalmak,
- Bağımsız olarak kendi ödev programını yürütmek,
- Kendi başına ulaşım araçlarına binmek,
- Toplu yerlerde (kütüphane, tiyatro vb.) gerektiği gibi davranmak,
- Kendisine uygun hobileri bulmak ve sürdürmek.
|